Emre Aydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre Aydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2013 Pazar

Emre Aydın – Afili Yalnızlık


Ölsem, ölsem, ölsem… hemen şimdi
Kaçsam, gitsem, kaçsam… tam da şimdi
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm….
Sövdüm, sövdüm, sövdüm ben dünyaya
Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm…
Değmezmiş hiç uğraşmaya
Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya… dayanmaya…
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm…

Emre Aydın – Alıştım Susmaya


Çok zor bazen
Avaz avaz susmak!
Saklanmak kendine
Kendinden vazgeçmişken
Çok zor bazen
‘Belkiler’ biriktirmek
Ve sana tutunmak
Hem de sana rağmen
Üşürsen söyle hemen
İçimin camları kapansın
Bıraktım öyle kalsın
Bizim gibi darmadağın
Beni sevmediğin zamanlarda
Alıştım susmaya!
Hiç ağlamadım, ağlamadım
Alıştım susmaya!
Beni sevmediğin zamanlarda
Alıştım susmaya!
Hayat soğuk soğuk hala
Alıştım susmaya!
Çok zor bazen
Nefes alabilmek
Ve sağ çıkabilmek
Senin iklimlerinden,
Sen bana
Senden kalan
En sevdiğim.
En sevdiğim.
Yalan.

Emre Aydın – Ayrı Ayrı


Ayrı ayrı cümlelerde
İki ayrı kelimeyiz
İki ayrı uzak cadde
Birbirinden habersiz
Ayrı ayrı iki korkak tanık
İki ayrı sus payı
İki yalan gibiyiz
İki hiç kimse
İki ayrı trenle
Uzaklaşan
Gitgide
Nefes alıp verdikçe
Ayrı ayrı iki korkak tanık
İki ayrı sus payı
İki yalan gibiyiz
İki hiç kimse
İki ayrı trenle
Uzaklaşan
Gitgide
Nefes alıp verdikçe

5 Ocak 2013 Cumartesi

Emre Aydın – Afili Yalnızlık


Ölsem, ölsem, ölsem… hemen şimdi
Kaçsam, gitsem, kaçsam… tam da şimdi
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm….
Sövdüm, sövdüm, sövdüm ben dünyaya
Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm…
Değmezmiş hiç uğraşmaya
Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya… dayanmaya…
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm…

4 Ocak 2013 Cuma

Emre Aydın – Çığlık Çığlığa


Işıkla kal ve sakın değişme
Onlar seni değiştirmek isteseler de
Başını eğme ismimle uyan her güne
Ne kadar benim olmak istemesen de
Sesimi hisset şarkıma dokun işte
Onlar hep sorarlar boşver ilgilenme
Kaçı kaldı ki sen çekip gidince
Ne kadar geri dönmek istemesen de
Şehirler yandı çığlık çığlığa
Ben acıyı tattım kanına karıştım
Işıkla kal ve sakın değişme
Onlar seni değiştirmek isteseler de
Başını eğme ismimle uyan her güne
Ne kadar benim olmak istemesen de
Şehirler yandı çığlık çığlığa
Ben acıyı tattım kanına karıştım (

Emre Aydın – Kağıt Evler

Kağıt evler içinde
Ateş yakmak gibi ısınmak için
Sana gelmek böyle işte
Parçalanmak milyon kere.
O iğne sessizliği
Bir terzi ağzındaki
Sensiz olmak böyle işte
Niye böyle, niye?
Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Yürünmüyor, yürünmüyor
Ve sen en yanlış kadın
Sende kalmak bile bile
Yüzünü çizmek gibi su üstüne
Adını anmak gizlice.
Kağıt evler içinde
Yanmış her şey düşler bile
Peki sen en yanlış kadın
Nasıl en çok sen acıttın?
Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Dönülmüyor, dönülmüyor

Emre Aydın – Bu Kez Anladım


Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bi köprüden geçiyorum
Ben ordaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum
Bu kez anladım
Hüzünlerden bozma
Mutluluklar yaşıyorum
Ben ordaydım
Acemi aşıkları
Boğan sular biliyorum
Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri
Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim
Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün her şeyden halsiz şu kalbim
Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz…
Bu kez anladım
Kartonlardan yapma
Siperlere pusuyorum
Ben oradaydım
Huzurlu zamanları
Yıkan sorular biliyorum
Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri
Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün her şeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim
Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün her şeyden halsiz şu kalbim
Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz…
Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bir köprüden geçiyorum
Ben oradaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum